YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23202
KARAR NO : 2013/6964
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda, sanığın mağdurun cep telefonunu arayarak Tüm Şehit Aileleri Derneği başkanı olduğunu, Ankara’dan aradığını, Türkiye çapında şehitler için bir yardım kampanyası başlattıklarını, kampanyanın İzmir’de olduğunu ve görüşme anında da Prof.Dr. …’ın muayenehanesinde olduğunu söyleyip derneğe yardımda bulunup bulunmayacağını sorduğu, tıp doktoru ve emekli subay olan mağdurun yardım etmeyi kabul etmesi üzerine mağdurun işyerine gelen sanığın mağdurdan 100 TL alarak üzerinde dernek kaşesi bulunan sahte makbuz verdiği iddia edilen olayda;
1-Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle 120 gün olarak belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sırasıyla adli para cezasına ilişkin “120 gün”, “60 gün”, ”50 gün”, “1000 TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün”, ”20 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Sanığın suça konu olayda mağdura sadece bir adet sahte makbuz verdiği, evinde ve taşıdığı çanta içerisinde bulunan sahte belgelerin olayda kullanılmadığının anlaşılması karşısında eylemin zincirleme şekilde gerçekleşmediği halde yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.