YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67598
KARAR NO : 2013/11429
KARAR TARİHİ : 19.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; katılana ait şirketin, yurtdışına ihraç ettiği 216 varil nar suyu konsantresini İngiltere’deki müşterisine ulaştırılmak üzere, sanığın yetkilisi olduğu … Denizcilik Nakliyat Turizm Ticaret Limited Şirketi ile anlaşmaya varıp, navlun bedeli olan 7.221.90 USD ile sanığın komisyonu olan 902.70 USD’ı bu şirketin banka hesaplarına gönderdiği, sanığın da şirkete ait malları 12.07.2006 tarihinde … firmasına ait gemiye yükleterek İzmir Limanından İngiltere’nin Liverpool şehrine gönderdiği, ancak navlun bedelini katılandan tahsil ettiği halde yükü taşıyan firmaya ödeme yapmaması nedeniyle, 14.07.2006 tarihinde varış limanına varan geminin, parasını alamadığı için yükü boşaltmadığı, durumu öğrenen katılanın, malı teslim alacak olan İngiltere’deki müşterisine mahçup olmamak için yükü taşıyan … firmasına navlun bedelini ödeyerek yükü boşaltmasını sağladığı, böylece sanığa daha önce navlun bedelini ödediği halde, sanığın bu parayı taşıyıcı firmaya ödememesi nedeniyle katılanın ikinci kez navlun bedelini ödemek zorunda kaldığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin hizmet
nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “365 gün” ve “7300 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.