Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23453 E. 2013/6754 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23453
KARAR NO : 2013/6754
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın araç kiralama işi yapan şikayetçilere … adına düzenlenmiş sürücü belgesi, kimlik kartı ve kredi kartı vererek araç kiraladığı, daha sonra bu araçların plakalarının değiştirilerek başkalarına satıldığı, bu araçlardan şikayetçi …’ye ait aracın 2.000 TL ödenerek sanığın aracı kıldığı kişilerden teslim alındığı, katılan …’e ait aracın ise … isimli kişiden ele geçirildiği şeklinde gerçekleşen eylemde Trafik Tescil Büro Amirliği’nin maddi varlıklarından sayılan sahte sürücü belgesi ve Nüfus Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan kimlik kartının kullanılması nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması
suretiyle” nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son madde hükmü uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.