Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/2819 E. 2013/17009 K. 07.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2819
KARAR NO : 2013/17009
KARAR TARİHİ : 07.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Evli olan sanıkların fert başına gelirlerinin asgari ücretin 1/3’ünden az olması nedeni ile yeşil kart verildiği, daha sonra yapılan araştırmada sanık …’a ait emlak vergisi bildirimine konu bir bahçe ile kagir evinin bulunduğunun anlaşılması üzerine yeşil kartlarının geri alınıp o tarihe kadar haksız olarak yaralandıkları sağlık hizmetleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan kamu davasının açıldığı somut olayda; sanıklar söz konusu evi ve bahçeyi çocuklarına verdikleri ve gelirlerinin olmadığına yönelik beyanları ile tanık olarak dinlenen oğulları Celal Kılınç’ın bahsi geçen taşınmazları kardeşleri ile birlikte kullandıklarını, maddi güçlerinin imkan vermemesi nedeni ile anne ve babalarına bakamadıklarına dair ifadesi kapsamına göre sanıkların suç kastı ile hareket etmedikleri gerekçesi ile verilen berat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.