YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22370
KARAR NO : 2013/1554
KARAR TARİHİ : 30.01.2013
Emniyeti suistimal suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 510, 522 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri gereğince 900.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/1996 tarihli ve 1995/95 esas, 1996/184 sayılı kararının infazım müteakip, hükümlünün yaptığı adlî sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulü ile adlî sicil arşiv kaydının 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 8. maddesi uyarınca silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 24/11/2011 tarihli ve 2011/49 değişik iş sayılı sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03/12/2012 gün ve 2012/17662/68210 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/12/2012 gün ve 2012/303848 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı, 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı “Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun”la 5352 sayılı Adli Sicil Kanununda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.11.2011 gün ve 2011/49 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.