YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23189
KARAR NO : 2013/6726
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’nın, katılanlara ait işyerine gelerek ilaçlama makinası almak istemesi üzerine taraflar arasında makinanın satışı konusunda anlaşma sağlandığı, sanığın 200 TL kapora verdiği ve geriye kalan 4.000 TL için de 15.01.2006 ödeme tarihli 4.000 TL bedelli senedi düzenleyerek katılanlara verdiği, bunun üzerine katılanlar tarafından makinenin getirilmesi için sipariş verildiği, 01.11.2005 tarihinde makineyi teslim almak için gelen sanıktan kefil getirmesi istenince sanığın …köyünde kayısı bahçeleri olduğunu, durumunun iyi olduğunu, isterlerse köy muhtarı olan Kazım ile kendilerini görüştürebileceğini söyleyip katılan …’a görüşmesi için muhtarın telefonunu verdiği, sanığın kendisine verdiği numarayı arayan katılan …’ın muhtar ile
görüştüğünü zannederek diğer sanık … ile görüştüğü, sanık …’nin köy muhtarı olduğunu, sanık …’i tanıdığını söylemesi üzerine sanığa makineyi teslim ettiği, senet bedelini ödemeyen sanığa bir daha ulaşılamadığının anlaşıldığı olayda, zararın önceden doğmuş borç için hileli hareketlerde bulunarak edimin yerine getirilmemesi halinde meydana gelmemesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.