Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/3903 E. 2013/16906 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/3903
KARAR NO : 2013/16906
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar müdafinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
… Sağlık Hizmetleri A.Ş. isimli firmayı kuran sanık …’un resmiyette yönetici ve ortak olmamasına rağmen fiilen firmayı idare ettiği, katılan …’u şirkete hissedar yaparak yönetime aldığı, eşinin kız kardeşi olan diğer sanık …’i de yönetime aldığı, çek keşide etme yetkisinin katılan … ile sanık …’e ait olduğu, her ikisinin ortak imza atması gerektiği, işlerin bozulması üzerine katılan …’in istifa ettiği ve istifasının kesinleştiği, buna rağmen sanıkların katılan …’nin imzasını taklit ederek çok sayıda çek keşide edip piyasaya sürdükleri, sanıkların katılan … Çamaşır Ltd. Şti.’ye 28.12.2007 ve 18.01.2008 keşide tarihli, katılan … Sağlık A.Ş.’ye 04.02.2008 ve 03.03.2008 tairihli 134.650 TL bedelli, mağdur … ‘ya 20.01.2008 keşide tarihli 27.000 TL bedelli, katılan …’na 06.01.2007 tarihli 785.000 TL bedelli, katılan … Büro Teknik Ltd. Şti.’ye ise 11.12.2007 keşide tarihli 4.500 TL bedelli çek verdikleri, bu çekler üzerindeki katılan … adına atılmış imzanın katılanın eli ürünü olmadığı, bu çekleri sanık …’in cira ederek tedavüle koyduğu, ayrıca şirkette kısa bir süre ortaklık yapan katılan …’ün ortaklıktan ayrılmasına rağmen sanıkların bu durumu Ticaret Siciline ve ilgili makamlara bildirmeyerek imzasını taklit etmek suretiyle 22.000 TL’lik senet düzenledikleri ve kullandıkları, sanıkların bu şekilde nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunan somut olaylarda;
1- Sanıklar hakkında katılanlar … ve …’e karşı eylemleri nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de; sanıkların, bu iki katılanın imzasını taklit ederek düzenledikleri çek ve senetleri başka kişi ve şirketlere verdikleri, suçtan zarar görenlerin bu çekler karşılığında sanıklara mal veya hizmet veren kişi ya da şirketler olduğu, katılan … ile …’ın kamu davasına katılma hakları olmasına rağmen bu iki katılana karşı ayrıca dolandırıcılık ve sahtecilik suçunun işlenmediği gözetilmeden, her iki katılan yönünden ayrıca mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Sanıkların, katılan …’in imzasını taklit ederek düzenledikleri 04.02.2008 ve 03.03.2008 tarihli 134.650 TL bedelli iki adet çeki katılan … Sağlık A.Ş.’ye verdiklerinden bahisle cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de; katılan …’in çeklerin keşide tarihinde şirkette istifa etmiş olmasına rağmen, bilirkişi raporlarına göre çeklerdeki imzaların katılan …’e ait olduğunun belirtilmesi karşısında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının ne şekilde oluştuğu karar yerinde gösterilmeden yazılı şekilde dosya kapsamına uygun olmayan ve eksik gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Sanıklar hakkında, mağdur … ‘ya yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de; 16/03/2009 tarihli iddianamede ve 03/02/2011 tarihli ek iddianamede … müşteki olarak gösterilmesine rağmen, … ‘ya yönelik eylem tarif edilmemiş olup, sadece 22.01.2008 tarihli sanık …’in cirosunun bulunduğu çekin ciro yoluyla mağdur …’e geçtiğinden bahsedildiği, mağdur …’in de mahkemedeki ifadesinde sanıkları tanımadığını, ticari ilişkisi olmadığını, şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu durumda sanıklar hakkında mağdur …’e karşı dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmamış olduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Sanıklar hakkında katılanlar … Çamaşır Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti., … ile … Büro Teknik Ltd. Şti.’ye yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş ise de; … Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi adına düzenlenen çeklerin, şirketi temsile yetkili olan sanık …’in imzalarını taşıdığı, yine şirketi müşterek imza ile temsile yetkili olan katılan …’un imzalarının başka birisi tarafından atılarak çeklerin tedavüle konulduğu, şirket adına çek düzenlemeye yetkili olan sanık … ile katılan …’nin çeklerin düzenlenmesi sırasında bir araya gelerek imza atmadıkları, muhasebede düzenlenen çeklerin sanık …’e imzalatıldıktan sonra katılan … adına sahte imzalar atılarak ilgililerine verildiği, katılanların beyanları ve sanıkların savunmalarından anlaşılacağı üzere mahkemede tanık olarak dinlenilen …’ün çeklerin imzalanması ve ilgililerine verilmesinde aktif rol aldığı, … Sağlık hizmetleri Anonim Şirketinin perde gerisinden yönetilmesini sağladığı, buna göre … hakkında dava açılmasının sağlanarak davaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … Sağlık A.Ş. vekili, sanıklar müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.