Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1605 E. 2013/16934 K. 06.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1605
KARAR NO : 2013/16934
KARAR TARİHİ : 06.11.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Suça sürüklenen çocuğa ait yeşil kartı alan faili meçhul kişinin Karşıyaka Devlet Hastahanesine giderek muayene olmak için sıraya girdiği, sıra geldiğinde görevli doktor ve hemşirenin yaptığı kontrolde yeşil karttaki kişiyle muayene olmaya gelen kişinin farklı olduğunu tespit ettikleri, faili meçhul kişinin de tedirgin olarak herhangi bir tedavi ve muayene yaptırmadan hızlı bir şekilde kaçtığı, suça sürüklenen çocuğunda kendisine ait yeşil kartı faili meçhul kişiye kullanması için vererek suça katıldığının iddia edildiği somut olayda; suça sürüklenen çocuğun bekar evinde kaldığını, kendisinden habersiz başka arkadaşlarının çantasından yeşil kartı alıp gitmiş olabileceğini savunması karşısında, suça sürüklenen çocuğun yeşil kartını bilerek diğer kişiye verdiğine ilişkin iddia dışında mahkumiyetine yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.