YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17341
KARAR NO : 2013/17837
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de;“Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; sanıklardan …’in sahte olarak üretilmiş bir kısım çekler ile bir kısım çalıntı çekleri bir şekilde elde ederek sahteliklerini bilerek piyasaya sürmeye başladığı, bu şekilde sanık …’in gerçeğinin ikizi olarak sahte bir şekilde basılmış olan…Sanayi mahallesi şubesine ait keşidecisi …Gıda Sanayi Tic. Ltd. şirketi olan 10.12.2008 keşide tarihli 11.500 TL bedelli, …A.Ş.’ye ait … Sanayi Sitesi adına düzenlenmiş keşidecisi ….ve Ortakları olan 28.10.2008 keşide tarihli 4.100 TL bedelli ve Türkiye Şekerbank Maslak şubesinden verilme keşidecisi … olan 20.12.2008 keşide tarihli 11.520 TL bedelli sahte çekleri piyasaya sürmesi için diğer sanık …’a verdiği, sanık …’ın da çeklerin sahte olduğunu bilerek bu çeklerden 11.500 TL bedelli çeki …’a verdiği, …’ın da bu çeki önceden doğmuş olduğu anlaşılan borcuna karşılık borçlu olduğu Niğde Esnaf ve Kredi Kooperatifi’ne verdiği, sanık …’ın sanık …’den almış olduğu diğer 4.100 TL bedelli sahte çeki müştekilerden …’e vererek karşılığında odun aldığı, yine sanık …’un sanık …’den aldığı 11.520 TL bedelli çeki de kömürcülük işi ile uğraşmakta olan müşteki …’ın ortağı …’a vererek kömür almak istediği, müşteki tarafın çeki bankaya ibraz ettiğinde sahte olduğunu anlayınca kömürleri sanık …’a vermedikleri, … isimli şahsın İstanbul’daki adresinde meydana gelen hırsızlık olayında çalınan boş çek yapraklarından … Şubesinden verilme 2035178 seri numaralı 5.300 TL bedelli çeki sanık …’in bir şekilde ele geçirip çekin
arkasına sahte isimlerle ciro ederek …’ye verdiği, sanık …’nin de sahte olduğunu bildiği bu çeki müştekilerden …’e vererek karşılığında deri satın aldığı, bu derileri birlikte İstanbul iline götürüp sattıkları, sanık …’in yine … Şubesine ait 2035179 seri numaralı çalıntı olan 6.700 TL bedelli çeki de sahte olarak doldurup aldığı deriler karşılığında müştekilerden …’e verdiği, sanık …’in …’den aldığı keşide yerinin yazılı olmaması nedeniyle Türk Ticaret Kanununda belirtilen çekin unsurlarının tamamlanamamasından dolayı çek vasfında olmayan 10.01.2008 keşide tarihli 3.000 TL bedelli çeki müşteki …’e vererek ondan boya aldığı, bu şekilde sanıkların sahte çekleri kullanmak suretiyle haksız menfaat temin ettikleri anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarının sübut bulduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.