YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6688
KARAR NO : 2013/17864
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanığın sigortalı çalışmasından dolayı 13/01/1978 tarihinde SSK 4 (a) kapsamında emekliye ayrılıp emekli aylığı almaya başladığı, 12/04/1993 tarihinde babası …’in ölümünden dolayı katılan kurumdan ölüm aylığı talebinde bulunduğu, bu talebi yaparken kendi çalışmasından dolayı emekli maaşı aldığını gizleyip her hangi bir sosyal güvencesinin olmadığını beyan ettiği, 01/05/1993-01/09/2006 tarihleri arasında toplam 12.839 TL tutarında ölüm aylığı almak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; sanığın dilekçe ile yetim aylığı almak için Bağ-Kur’a başvurduğu, emekli aylığı bağlanması için durumunu gizlemek, saklamak veya kurumu yanıltmak amacıyla herhangi bir davranışta bulunmadığı, sanığın SSK’dan da emekli aylığı aldığı hususunun kurumca yapılacak çok basit bir araştırmayla tespit edilebileceği, sanığın eyleminin katılan kurumun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hile boyutuna ulaşmadığı gerekçeleriyle nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşmadığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.11.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.