YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18852
KARAR NO : 2013/2987
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların Fikir ve Sanat Eserlerini Koruma Derneği kurdukları, bu derneğin faaliyeti kapsamında sanık …’un yanında kimliği tespit edilemeyen 5-6 kişi ile birlikte bilgisayar yazılımlarını kullanan internet cafelere giderek kendilerini olduğundan farklı ve bilgisayar programlarının yasal kullanım hakkına sahip olanların temsilcisi olarak tanıttıkları, yasal izinlerinin olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı ve kollukla birlikte hareket ettiklerini, yanlarındaki bir kişinin kolluk görevlisi olduğunu bildirip şikayetçileri buna inandırdıkları, derneğe üye olmaları halinde bilgisayar programlarını kullanabileceklerini aksi halde haklarında yasal işlem yapılacağını söyledikleri, şikayetçilerin işlettikleri yerde ve benzeri yerlerde bazı bilgisayar programlarının izinsiz kullanıldığı, sanıkların da bundan yararlanmayı amaçladıkları, şikayetçilerin derneğe üye olmamaları halinde haklarında yasal işlem yapılacağına inanarak derneğe üye olmayı kabul ettikleri, şikayetçi …’ın 23.12.2005 tarihinde 60 TL, 24.01.2006 tarihinde 25 TL, …’ün de 31.12.2005 tarihinde 50 TL para verdikleri, karşılığında sanık … tarafından tanzim edilen Deep Freeze, Winap ve Winzıp gibi markaların kullanılmasına izin verilmesine ilişkin belgelerin teslim edildiği, sanık …’ın bu markaların kullanımı için Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığına başvuruda bulunduğu ancak olay sırasında tescil başvurusunun henüz kabul edilmediği, ancak bu programların işletim hakkının sanıklara ait olmadığı gibi uzun yıllardır bilgisayar kullanıcıları tarafından kullanılan programlardan oldukları anlaşılmakla, nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık …’ın şikayetçi …’a karşı dolandırıcılık eylemi nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık …’ın şikayetçi …’e karşı, sanık …’ın ise her iki şikayetçiye karşı dolandırıcılık eylemleri nedeniyle kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
a)Elektronik ortamda (UYAP) mernisten alınan 17/02/2013 tarihli nüfus kayıt örneğine göre sanık …’ın 14.09.2006 tarihi itibariyle ölü olarak gözüktüğü, ancak aynı sanığın 18.05.2007 tarihinde mahkemece savunmasının alındığı ve sonraki duruşmalara katılarak 26.03.2008 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, duruşmalara gelen kişinin sanık … olup olmadığı tespit edildikten sonra sanığın, başkasına ait kimlik bilgilerini kullanıp kullanmadığı ve gerçekte ölüp ölmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
b)Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı …un 231 maddesi uyarınca; sanık … hakkında hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.