YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21806
KARAR NO : 2013/10217
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamuya ait yerde bulunan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iflas
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Nitelikli mala zarar verme ve nitelikli hırsızlık suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Geceleyin, suça sürüklenen çocuk ve evrakı tefrik edilen arkadaşı … …’un hırsızlık yapmak için bir araya geldikleri, Gazi Lisesi bahçesine gelerek okulun pencere camını zorlayıp kırarak içeri girdikleri, müdür yardımcısının odasının kapısını menteşesinden kırarak açtıkları, çalacak bir şeyler bulabilmek için etrafı karıştırdıkları, hizmetli odasında bir hizmetliye ait web kamerasını aldıkları, olayı farkeden bir vatandaşın kolluğu aradığı ve ihbarda bulunduğu, kolluğun hemen olay yerine intikal ederek okula girdiği, suça sürüklenen çocuğu bir odada gizlenmiş şekilde yakaladığı, diğer arkadaşının da kaçarken yakalandığı, üzerindeki kameranın ele geçirildiği suça sürüklenen çocuk yakalandığında kimliğini gizleyerek akrabası olan …’ün kimlik bilgilerini verdiği, bu kimlikle savunmasının alındığı, sorgusunun yapıldığı ve tutuklandığı, cezaevine konulunca daha öncede benzer suçlar işlediğinden cezaevi kayıtları araştırılınca gerçek kimliğinin belirlendiği, böylece çocuğun okula ait pencere ve kapıya zarar vererek kamu malına zarar verme, okulun içerisine hırsızlık amacıyla girip içerdeki eşyaları karıştırıp bir adet web kamerasını alıp kesintisiz takip sonucu ve hakimiyet alanına geçirmeden yakalanması nedeniyle kamuya ait yerde bulunan eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs suçunu ve kendi kimliğini gizleyerek, gerçek bir kişi olan … isimli kişinin kimlik bilgilerini vererek, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suçların sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 142/1, a maddesi gereğince temel ceza tayin edildikten sonra, suçun özel görünüş şekli olan TCK’nın 35. maddesi gereğince indirim yapılmasından sonra, arttırım ve indirimlerin yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 143. maddesi gereğince arttırımının, temel cezadan hemen sonra yapılmasındaki isabetsizlik, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
2-Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suretiyle iftira suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Suçun sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Suça sürüklenen çocuğun, soruşturma aşamasında, iftiradan dönerek gerçek kimliğini ortaya koymuş olması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 269/2 maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmayarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.