Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67879 E. 2013/11334 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67879
KARAR NO : 2013/11334
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK.nun 157. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmemesi hususları aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılan …’in çalıştırdığı çay ocağına gelip kendisinin BEDAŞ’a bağlı … isimli özel şirkette görevli olduğunu ve katılanın elektrik sayacına bakarak sayacı değiştirmesi gerektiğini, aksi halde yeni kanuna göre ceza yazılacağını söylemesi üzerine katılanın sanıktan kimlik sorduğu, sanığın cüzdanını gösterdiği, cüzdan içinde BEDAŞ görevlilerinin kimliklerine benzer kimlik ile katılanı ikna ettiği,katılanın saatin değişmesi için sanığa 80 TL verdiği, daha sonra sanığın çantasından çıkardığı dijital olan sayacı işyerine
taktığı ve gerekli işlemlerin daha sonra yapılacağını söyleyerek işyerinden ayrıldığı, BEDAŞ görevlilerinin gelip işyerindeki saati kontrol ettiklerinde elektrik saatini kimin taktığını sordukları, yapılan araştırmada sanık tarafından katılanın dükkanına takılan sayacın BEDAŞ’a kayıtlı ancak abonesi başka şahsa ait olan sayaç olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçundan sübut bulan eylemi nedeniyle sanığın mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesindeki “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” düzenlemesi karşısında aynı maddenin 1. fıkrasında belirtilen hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan mahkumiyete dair hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, mahkumiyete ilişkin hükümlerden 5237 sayılı Yasanın 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.