YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67798
KARAR NO : 2013/11373
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın yeğeni olan tanık …’nın, sanığa ait yeşil kart sağlık karnesine ilaç kaydı yaptırmak için müracaat ettiği sırada, görevlilerce yapılan kontrollerde sağlık karnesi üzerinde bulunan vize işleminin sahte olarak yapıldığı ve sanığın bu sağlık karnesiyle tedavi olup ilaç almak suretiyle kamu kurumunu zarara uğratarak nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, yeşil kart sağlık karnesinin vize süresi bittiğinden yeşil kart bürosuna gittiğini, 20-25 yaşlarında bir gencin yanına geldiğini, görevli olduğunu sandığı bu şahsın 20 TL karşılığında kendisine yardım etme teklifini kabul ederek sağlık karnesini verip vize işlemini
yaptırdığını, vizenin sahte olduğunu bilmediğini beyan etmesi ve Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğünün yazısında sanığın, suç tarihi itibariyle yeşilkart alma ve devam ettirme koşullarını yitirmemiş olduğu ve o sırada kanuni yollardan başvuru yapması halinde vize işlemlerinin yapılacağının belirtilmesi nedeniyle sanığın sahtecilik yapmasını gerektiren bir durumun bulunmaması ve kamu zararının oluşmaması nedeniyle, sahte yapılan vize işleminin sanığın savunmasının aksine bilgisi ve isteği dahilinde yapıldığı hususunda cezalandırılabilmesine yetecek derecede, her türlü şüpheden uzak, kesin ve indandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.