YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18846
KARAR NO : 2013/3021
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya bir başkasına yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, kimliği tespit edilemeyen yanındaki ikinci bir şahısla birlikte yolda yürümekte olan mağdurun yanına gelerek içinde altın bilezik bulunan mendilini kaybettiğini söyleyip “altınımı sen mi aldın” diye sorduğu, mağdurun olumsuz cevap vermesi üzerine kolundaki bileziği göstererek “bana ait olabilir, çıkar bir göreyim dediği”, mağdurun verdiği bileziği inceler gibi yaparken kimliği tespit edilemeyen şahsın da mağdurla sanık arasındaki konuşmaya müdahale ettiği, bu şekilde mağdurun dikkatini dağıttıkları daha sonra mağdura bir kağıt uzatarak bileziğin içinde olduğunu söyleyip almış oldukları bilezikle olay yerinden uzaklaştıkları, zilyetliğin sanığa geçmemesi nedeniyle bu şekilde gerçekleşen eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca, hapis cezasının yanında ayrıca para cezasına hükmolunmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.