YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67748
KARAR NO : 2013/11343
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, TEB’e ait 31/07/2008 keşide tarihli ve 7.000 TL meblağlı, Şekerbank’a ait 30/09/2008 keşide tarihli ve 8.700 TL meblağ ile 30/08/2008 keşide tarihli ve 5.000 TL meblağlı çeklerin keşide yerine “ESK.” şeklinde kısaltılmış vaziyette yazarak çekleri katılana verdiği, bu şekilde katılanı dolandırmak istediğinin iddia edildiği, çeklerde keşide yerine ESK kelimesinin yazılmış olması nedeniyle çekin unsurlarının tamam olmadığı, ancak sanık tarafından keşide yerinin bu şekilde bilinçli olarak yazıldığı konusunda delil bulunmadığı gibi, katılanla sanığın birbirlerini tanıdıkları daha önceden de ticari ilişkilerinin
olduğu ve katılanında basiretli bir tacir gibi hareket ederek çekin yasal unsurlarını bilmesi gerektiği, yalnızca icra takibi sırasında borca itiraz edilmesinin sanığın dolandırıcılık kastı ile hareket ettiği hususunun delili sayılamayacağı anlaşıldığından, sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.