YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/24477
KARAR NO : 2013/8477
KARAR TARİHİ : 07.05.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; katılanın kefalet nedeniyle düzenlediği 1.200 TL lik bonodan dolayı sanığa borçlu olduğu, sanığın alınan beyanında elden 300 TL para aldığını kabul ettiği, sonradan beyanın değiştirirek bu alınan kısmın bono düzenlenmeyen kısım nedeniyle aldığını savunduğu, ancak düzenlenen bono haricinde başka bir borcun bulunmadığı, sanığın tevil yollu ikrarı ile bu bononun 300 TL lik kısmının alınmasına rağmen bononun tamamı üzerinden takip yapıldığı, senedin kısmen bedelsiz kalmasına rağmen tamamının takibe konulması şeklindeki eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 180 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nun 61.maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “180”, “150”, ve “3000 TL” adli para cezası terimlerinin çıkartılarak yerine, sırasıyla “5”, “4”, “80 TL” ibaresi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.