YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15291
KARAR NO : 2013/15752
KARAR TARİHİ : 23.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Temyiz isteminin reddi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yokluğundan verilen hükmün sanığa adli tatil içerisinde 24.08.2011 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle temyiz süresinin adli tatil bitiminde başlayacağı, temyiz isteminin bu nedenle süresinde olduğu anlaşılmakla, 28.09.2011 tarihli temyiz isteminin süre yönünden reddine dair “ek karar” kaldırılarak ve tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; sanığın, katılan Finans Finansal Kiralama A.Ş’den finansal kiralama sözleşmesi ile suça konu traktörü aldığı, taksitlerini zamanında ödememesi sebebiyle temerrüde düştüğü, taraflar arasında yapılan sözleşme gereğince, traktörün iadesi için katılan şirket tarafından 04.03.2008 tarihli ihtarnamenin düzenlendiği, buna rağmen sanığın parayı ödemediği gibi traktörü de katılan şirkete iade etmediği anlaşıldığından, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 142 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve “1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamemen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi sureityle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.