YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67639
KARAR NO : 2013/11278
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İncirliova PTT Müdürlüğü’nde hizmetli olarak çalışan sanık …’nun, 09.05.2005 tarihinden itibaren sosyal güvenlik kurumuna tabi olan kızı Gülşah’a 2005-2006 yılları içerisinde bakmakla yükümlü olduğunu belirtip, çalıştığı kuruma tedavi yardım beyannameleri vererek PTT’nin sağlık hizmetlerinden yararlandırdığı, bu şekilde kurumun 28,83 TL’lik sağlık harcaması yapmasına sebebiyet verdiğinin iddia edildiği olayda; sigortadan yararlanan Gülşah Kurşunlu’nun gerçekte hastalanarak tedavi gördüğü ve sanığın sağlık hizmetlerinden yararlanmasa bile kendi sosyal güvencesi kapsamında söz konusu tedavi giderlerinin yine kurumca karşılanmasının gerekeceği, kurum yetkililerinin, sigortalı kişilerin başka sosyal güvenceleri olup olmadığını denetleme ve kontrol yükümlülüklerinin bulunması nedeniyle sanık tarafından bildirim yapılmayarak sağlık karnesinin kuruma iade edilmemesinin hile boyutuna ulaşan eylem niteliğinde olmadığı, ayrıca, suç tarihinden sonra sosyal güvenlik hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde birleştirilmesi sonucunda harcamaların ortak bir kaynaktan yapılması nedeniyle kurumun herhangi bir zararının da oluşmayacağı hususları gözetilerek, mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.