YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67800
KARAR NO : 2013/11269
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nın, bir işyerinde hediye paketi şeklinde hazırlatmış olduğu paketlerin üzerine aynı işyerinden temin etmiş olduğu kartvizitleri de iliştirdiği ve koyu renkli takım elbise de giymek suretiyle düzgün giyimli iş adamı görüntüsü vererek Finansbank Balıkesir şubesinin vezne görevlisi olan … isimli personelin yanına gittiği, tanık …’a hediye paketlerinin promosyon ürünü olduğunu ve kimlere verebileceğini sorması üzerine tanığın refakatinde aynı binanın bir üst katında bulunan banka görevlilerinin bulunduğu odaya çıkarak onlara da birer hediye paketi verdiği, ardından tanık …’dan bozuk para istemesi nedeniyle, …’ın, tanık …’a, “… hanıma söyleyin, bir arkadaş geliyor kendisine bozuk para lazımmış ona bozuversin” şeklinde talimat verdiği, yanlarından ayrılıp aşağı inen sanığın alt katta bulunan tanık …’nın görev yaptığı vezneye giderek yine elinde bulunan hediye paketlerinden birisini tanık …’ya verdikten sonra bu personele hitaben kendisini … beyin gönderdiğini söyleyerek tanıkta güven oluşmasını sağladıktan sonra 20 ve 50 TL’lik para lazım olduğunu söylediği, tanık …’nın kendisine hediye paketi verilmesi ve … isimli
personel tarafından verilen talimat nedeniyle … ile bir tanışıklığının bulunduğunu ve bu nedenle de güvenilir bir insan olduğunu düşünerek 85 adet 50 TL, 200 adet 20 TL olmak üzere banknotlar hazırladığı, sanığın tanık tarafından deste halinde hazırlanan banknotları alarak bu kez diğer tanık …’nin yanına gittiği, yine aynı şekilde adı geçen tanığa da bozuk para lazım olduğunu söyleyerek bu tanıktan para hazırlamasını istediği, tanığın, hemen yanı başında görev yapan diğer tanık … ile sanık arasında geçen konuşmaları ve işlemleri görmesi nedeniyle sanığın işyerinde çalışan diğer mesai arkadaşlarınca tanınan güvenilir bir şahıs olduğunu düşünerek toplam 7.000 TL tutarındaki banknotları desteleyerek sanığa teslim ettiği, sanığın …’den banknotu almadan önce aynı birimde çalışan personel üzerinde oluşan güven duygusunu devam ettirmek ve tanıkların herhangi bir şeyden şüphelenmesini engellemek amacıyla aynı birimde çalışmakta olan … isimli personele dönerek “Senin işin var mı, boş musun, kaybolma burada bekle” demek suretiyle kendisi için banknot destesi hazırlayan tanık …’nin güven duygusunu tazelediği, tanık …’den de banknot destesini alan sanığın, tanık …’a seslenerek onunla birlikte işyerinden dışarı çıktıktan sonra, tanığa Birey dershanesinin ikinci katına çıkıp orada beklemesini yanına Hakkı isimli bir şahsın geleceğini, bu kişinin kendisine bir paket vereceğini söyleyerek bulunduğu noktadan ayrıldığı, dershaneye gittiğinde orada Hakkı isimli birisinin olmadığını öğrendiği ve sanığın ortadan kaybolduğu anlaşıldığından, sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.