YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15020
KARAR NO : 2013/10242
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliği kasten tehlikeye sokma, Kamu malına zarar verme, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Sanık …’in sanık …’nın kullandığı araçla gezdikleri, daha sonra alkol aldıkları ve gece saatlerinde …’ya ait adli emanetin 2010/3891 sırasına kayıklı av tüfeği ile …’nın 4 defa, …’in ise 2 defa ateş ettiği, polisevi civarında ateş edildiği ihbarı üzerine görevli polis memurları olan şikayetçilerin ekip aracıyla olay yerine geldikleri sırada sanık …’nın ters yönde aracını kullandığını gördükleri, sanık …’nın uyarılmasına karşın durmayıp kaçtığı, polis ekibinin sanıkları izlediği, bu taşıtın önüne geçip megafon ile durmasını istemelerine rağmen, sanık …’ın durmadığı, ekip otosunu sollayıp kaçmaya çalıştığı sırada polis memuru …’ün kullandığı … plaka sayılı resmi ekip otosunun sağ arka tamponuna, sağ arka çamurluk, sağ arka lamba kısımların çarparak zarar verdiği olayda, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokma, kamu malına zarar verme ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarının oluştuğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanıkların adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunduğu halde TCK’nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Sanık … müdafii ve sanık …’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların TCK’nın “53.maddenin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, kendi “alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, “kendi üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar vermek gerektiği gözetilmeden, 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında uygulanan TCK.nun 53.maddesine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK.nun 53.maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.