Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20474 E. 2013/4879 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20474
KARAR NO : 2013/4879
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın 34 ZM 109 plaka sayılı aracı ile giderken yolda gördüğü katılan …’a kendisini Şişli Beyediyesi’nde çalışan … olarak tanıtıp, yeğenine 150 TL borcu olduğunu söyleyerek, 200 TL verip para üstü olarak 50 TL vermesini ve parayı yeğenine iletmesini istediği, katılanın 50 TL vermek için cebindeki paraları çıkardığında, 200 TL yi vermeksizin, üzerine not yazayım diye katılandaki 250 TL’nin tamamını aldığı, o esnada gelen araca yol vermek bahanesi ile manevra yaparak uzaklaştığı, aynı gün bu kez yaya olarak karşıdan gelmekte olan katılan …’a babasından kalan mirastan fakirlere para dağıttığını, tanıdığı muhtaç insan varsa kendisine yardımcı olmasını söyleyip, samimi tavırlar ile katılanla yakınlık kurduğu, katılanın kendisine yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine, kendisinde Euro olduğunu söyleyip, teslim edeceği Euro karşılığı 1160 TL istediği, katılanın 1150 TL’sini alıp, kalan 10 TL için katılanın 20 TL’yi bozdurması için kendisini beklediğini söyledikten sonra uzaklaştığı, bu
şekilde hileli davranışlarla yanılgıya düşürmek suretiyle katılanları dolandırdığı ve adı geçen katılanların sanığı teşhis ettikleri anlaşılmakla; sanığın atılı dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, mağdur …’a yönelik eyleminde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması şartlarının oluşmadığının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, TCK.nun 52/2 maddesinin, TCK.nun 168. maddelerinden önce uygulanması sonuca etkili olmadığından, içtima hükümlerinin ise infazda yeniden değerlendirilebileceği hususu gözönüne alınarak bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.