Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67644 E. 2013/11267 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67644
KARAR NO : 2013/11267
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın, İl Sağlık Müdürlüğü Yeşil Kart Bürosu’na “ilaç kaydı yaptırmak için” yapmış olduğu müracaatı sırasında kendisi ile birlikte diğer aile bireyleri adına düzenlenmiş sağlık karnelerinin 2006 yılı ve sonrasına ait vize dosyası bulunmadığı halde, karne kapaklarında 2006, 2007 ve 2008 yılına ait üçüncü ve dördüncü vize işlemlerinin yazılı olduğunun görülmesi üzerine vize işlemlerindeki sahteciliğin büro görevlileri tarafından fark edildiği, ekspertiz raporuna göre, altı adet sağlık karnesinin de 10.06.2007-10.07.2008 bitiş tarihli üçüncü ve dördüncü vize
bölümlerinde basılı mühür ve kaşe izlerinin sahte olduğunun ve …, …, … ve … isimli görevliler adına atfen atılmış imzaların ve yazıların ilgililere ait olmadığının ve sanığın eli ürünü de olmadığının saptandığı, bu sahte vize işlemlerine istinaden sanığın devleti zarara uğrattığının iddia edildiği olayda; Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü’nün 23.12.2008 günlü yazılarında suça konu yeşil kartlara ilişkin vize işlemlerinin yapıldığı tarihte sanık ile aile bireylerinin yeşilkart alma ve devam ettirme koşullarını yitirmemiş oldukları ve kanuni yollardan başvuru yapılması halinde dahi vize işlemlerinin yapılacağı ve yapılacak olan bu işlemlerinin herhangi bir ücrete tabi olmadığının belirtildiği anlaşıldığından, sanığın sahte vize işlemlerini yaptırmak için herhangi bir menfaati bulunduğundan söz edilemeyeceği gözetilerek, imza ve mühürlerin sahte olduğunu bilmediğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.