Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66457 E. 2013/10206 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66457
KARAR NO : 2013/10206
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat,mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
19/01/2007 tarihli İddianame ile; sanıklar … ve …’ın, borçlarını ödemek için Kaptan … … Fabrikasından gayri resmi olarak kütük demir çıkartmaya karar verdikleri, bu nedenle aynı yerde kalite kontrol görevlisi olan sanık … ile anlaştıkları, malı çıkarmadan önce satımı konusunda sanıklar …, … ve … ile irtibata geçtikleri, bu sanıkların malın satılacağı yeri ayarlamaları üzerine, sanık …’ın, …’na … plakalı çekici tır ve … plakalı dorse ile geldiği, kantar görevlisi olan …’in prosedüre aykırı olarak herhangi bir fiş vermeden aracı yükleme sahasına gönderdiği, burada bulunan …’in de araca yükleme yapıp malı dışarı çıkarttığı, sanık …’ın, …’dan malı dışarda teslim aldığı, suçun işlenmesinden önce sanık …’nin kardeşi olan …’ın, malların satımı için …’ı aradığı, …’ın, …’i, … ile görüştürdüğü, … ile malların satımı konusunda anlaştıkları, satım için … ve …’in 1000’er TL, …’ya da araç başına 1000 Dolar verilmesi için anlaştıkları, … aracılığıyla malların alıcısı olan … …’un deposuna indirildiği, durumdan şüphelenen alıcının yaptığı araştırma sonucunda malların …’ndan usulsüz çıkartıldığını tespit ettiği ve bu şekilde olayın ortaya çıktığı, 11.07.2007 tarihli iddianameyle ise, sanık …’in,…’nda kalite kontrol görevlisi olduğu, sanık …’ın 2006 yılı Eylül ve Ekim aylarında 5-6 kez …, … ve …’in bilgisi dahilinde kütük … yüklettirdiği, bu malların … … …’ın … plaka sayılı tırı ile beş kere Gebze’de bilinemeyen bir depoya bırakıldığı, bir kere de Karabük’te bulunan … … Fabrikası’na götürüldüğü, sanık …’ın da aynı şekilde, aynı nitelikteki demirleri kalite kontrol görevlisi olarak çalışan … ve … … ile kantar görevlisi olarak çalışan …’in bilgisi dahilinde Karabük’teki aynı fabrikaya götürdüğü, sanık … ile …’ın birlikte her iki eyleminde de katılan şirkete ait fabrikaya gelip demirleri yüklettirdikten sonra, sanıklar … … … ve … ile birlikte Karabük’e döndükleri, tüm olaylarda azmettirici olan sanık … … …’ın kullandığı kişilere ücret ödediği, sanık …’ın da sanık … …’ın dahil olduğu iki olayda azmettirici olduğu, böylece sanıkların iştirak halinde, katılan şirkete ait olan demirleri değişik zamanlarda birden kez işyerinden çıkartıp başka yere satarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1- Sanıklar …, …, …, …, …, …, … hakkında verilen mahkumiyet kararları ile …, … ve … haklarında verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar …, … ve …’ın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettikleri veya söz konusu malların çalıntı olduğunu bildiklerine dair delil bulunmaması, diğer sanıkların da, eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek doğrudan veya yardım eden sıfatıyla malların dışarıya çıkartılıp satılmasını sağlamak suretiyle, zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri sabit olmakla, bu gerekçelerle dayanan beraat ve mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Katılan vekili, sanıklar …, …, …, …, …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık …’nın, sanık …’nin, bu kadar malı olmadığını bildiği halde, malı elden çıkartma amacıyla bu sanıkla beraber hareket ettiği, malın önce sanık …’nın yanına indirildiği, …’nın, malın satılması için büyük çaba harcadığı, … Coşkun isimli alıcıyla bizzat …’nın pazarlık yaptığı, ilgili şirketlerle irtibat kurduğu, malın İstanbul’a götürülmesinde, diğer sanıkların yanında olduğu, ilgili belgeler istendiğinde, şirket yetkililerine, daha sonra verileceğini, faturaların teslimi için gerekenin yapılacağını, elinde bunun haricinde daha 300 ton mal olduğunu söylediği, malın piyasa fiyatının altında satılması için görüşmeler yaptığı, bu nedenle bu sanığın, malın çalıntı olduğunu, sanık …’nin nakliye işiyle uğraşan ve ekonomik olarak o kadar potansiyeli olmadığını bildiği, malı satmasına rağmen katılan fabrika ile değil diğer sanıklarla irtibat kurduğu, belgesiz ve faturasız mal satılmayacağını bildiği halde, satış işlemlerini yürüttüğü dikkate alındığında sanığın, diğer sanıklarla baştan itibaren eylem ve fikir birliği içerisinde hareket ederek yardım eden sıfatıyla suçu işlediği sabit olmakla eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 39. maddesi kapsamında aynı yasanın 155/2 maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.