Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67887 E. 2013/11332 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67887
KARAR NO : 2013/11332
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık ile katılanın internet üzerinden tanıştıkları, sanığın bir süre sonra katılana yatırım işlerinden iyi anlayan, tekstil işiyle uğraşan kişi olarak kendisini tanıtması üzerine, katılanın önce 9.730,00 TL, daha sonra 9.000,00 TL ve sonrasında değişik miktarlarda para olmak üzere toplam 35.000,00 TL para verdiği, bu paraların sanık tarafından katılana iade edilmediği, sanığın kendisini borsa uzmanı olarak tanıtıp, zincirleme olarak borsada değerlendireceği vaadi ile katılandan belirtilen parayı almış olması ve daha sonra iade etmemesi eyleminin dolandırıcılık suçu olarak kabul edilip, sanığın sabit olan suçundan dolayı mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hüküm kurulması sırasında TCK’nun 43 maddesi uyarınca cezada artırım yapılırken hesap hatası sonucu 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası yerine 1 yıl 20 ay 15 gün hapis denilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından hapis cezasına ilişkin “1 yıl 20 ay 15 gün hapis cezası ” tamamen çıkartılarak yerine, “1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.