YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4608
KARAR NO : 2022/126
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11.06.2019 tarih ve 2015/513 E. – 2019/330 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın dava dışı …’e konut finansman kredisi kullandırdığını ve dava konusu taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirdiğini, davacının ipotekli taşınmazı, …’ in banka görevlileri ile görüşme yaptıktan sonra konut finansmanı borcunun kapatılması durumunda ipoteğin kaldırılacağının söylenmesi üzerine satın aldığını, konut finansman kredi borcunun kapatılmasına rağmen ipoteğin kaldırılmadığını, bu defa satıcının 10.000,00 TL tutarında başka bir borcu daha bulunduğu belirtilerek onun da ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, o borcun da ödenmesine karşın başka borçlar çıkartıldığını, ipoteğin sadece konut finansman kredi borcuna ilişkin bulunduğunu, ayrıca ipotek resmi senedinde yer alan bir kısım ibarelerin genel işlem şartlarına aykırı olduğunu ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ipoteğin …’in tüm kredilerinin teminatını oluşturduğunu, davacının tapu sicilini görerek ipoteğin içeriğinden haberdar olarak taşınmazı iktisap ettiğini, ipotek kapsamından sorumlu bulunduğunu, davalı banka yetkililerince davacıya bir vaat ve taahhütte bulunulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; ipotekli taşınmazın satılması nedeniyle ipoteğin fekki davasının konusuz kaldığı, davacının ipotekli taşınmazın satış bedelinden borçlar düşüldükten sonra kalan tutarı alabileceği, lakin borcun ihale bedelinden yüksek olması sebebiyle herhangi bir alacağı bulunmadığı gerekçesiyle ipotekli dava konusu taşınmazın satılması nedeniyle ipoteğin fekki davası konusuz kaldığından bu konuda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, HMK’nın 125.maddesine açılan alacak davasının ise şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekili temyiz itirazlarına gelince, mahkemece ipoteğin fekki davası konusuz kaldığından bu konuda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, HMK 125. maddeye göre açılan alacak davasının ise şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Ancak mahkemece davacı tarafından bu yargılama nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği ancak davalı tarafından yapılan yargılama giderleri konusunda hüküm kurulmasının unutulduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı tarafından yapılan yargılama giderleri konusunda bir hüküm kurulması gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 36,30 temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.