Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5500 E. 2022/127 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5500
KARAR NO : 2022/127
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.10.2019 tarih ve 2018/91 E- 2019/379 K. sayılı ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.01.2020 tarih ve 2020/51 E- 2020/40 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı aleyhine davalı tarafından 28/12/2017 tarihinde Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2017/14206 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, icra dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı alındığını, sadece … tarafından imza atılıp diğer bölümleri boş bırakılan senedin kredi kullanmak için bankaya verilen teminat senedi olduğunu, davalı bankanın bu teminat senedini 2017 yılında yeniymiş gibi çıkartarak kötüniyetli olarak doldurduğunu, cebri icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kaldığını, ihtiyati haciz miktarı olan 122.587,74 TL yerine 133.000,00 TL para ödediğini ileri sürerek icra tehdidi altında ödenen bu paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı … tarafından düzenlenen ve davacı şirket tarafından imzalanarak davalı banka şubesine verilen 06/05/2011 tanzim tarihli 22/12/2017 vade tarihli senedin protesto edilmesi üzerine Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/3071 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz alındığını ve kambiyo takibine başlandığını, senet borçlularından dava dışı …’ nin 128.650,00 TL ödeme yaptığını ve ibraname aldığını, davacı şirket tarafından yapılan herhangi bir ödeme olmadığını, istirdat talebinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddi talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, dava konusu senede dayalı olarak davalı tarafından davacı Deveci Lastik Ltd. Şti’ne ve dava dışı …’ye yönelik kambiyo senetlerine müstenit takip yapıldığı, takip sırasında borcun … tarafından ödenip ibraname alındığı, her ne kadar davacı şirket istirdat talebi ile dava açmış ise de, davacı şirketin icra dosyasına yaptığı herhangi bir ödeme olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece 25.10.2019 tarihli ek karar ile, gerekçeli kararın davacılar vekiline 26/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından süresinden sonra 11/07/2019 tarihinde Uyap üzerinden istinaf yoluna başvuru dilekçesi sunulduğu gerekçesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun 345/1 ve 346/1 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; gerekçeli kararın davacı vekiline 26/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf süresinin 10/07/2019 tarihi mesai bitiminde (UYAP üzerinden başvurulduğunda saat: 24:00’da) sona erdiği, davacı vekilinin bu süre geçtikten sonra 11/07/2019 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından davacının istinaf başvurusunun usulden reddi kararının doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince verilen 25/10/2019 tarihli Ek Kararına yönelik yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen 25.10.2019 tarihli ek karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.01.2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.