Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/2938 E. 2022/570 K. 31.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2938
KARAR NO : 2022/570
KARAR TARİHİ : 31.01.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tavzih

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar … tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “Mahkemece … ilçesi … Mahallesinde yer alan ve tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmaza ilişkin olarak davacıların açtığı tescil davasının kabulüne karar verilmiş ise de araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek, usulünce davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 9.465 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğiyle davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş ve hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmekle, … (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2014 tarih ilamıyla onanmıştır.
Bilahare, davacı … ve arkadaşları vekili 08.03.2019 havale tarihli dilekçesi ile hükümde çekişmeli A harfli taşınmazın 9.465 metrekare yüzölçümünde olduğu belirtilmiş ise de gerçekte 9.815,59 metrekare yüzölçümünde olduğunu ve kararı infaz edemediklerini belirterek tavzih talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, tavzih talebinin kabulü ile, hüküm fıkrasının 1, 2 ve 3 nolu bentlerinin kaldırılarak bu bentlerin “davanın kabulüne, 07.07.2014 tarihli heyet raporunda A harfi ile gösterilen 9.815,59 metrekarelik taşınmazın kuru tarım arazisi vasfıyla davacılar adına miras payları oranında tapuya tesciline, heyet raporunun karara eklenmesine ve infazda nazara alınmasına” şeklinde tashihine karar verilmiş ve bu ek karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün tashihi” başlıklı 304.maddesinde, “hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği, hüküm tebliğ edilmişse hâkimin, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemeyeceği, davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebileceği”; “Hükmün tavzihi” başlıklı 305. maddesinde ise “hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebileceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği” düzenlenmiştir.
Somut olayda, düzeltilmesi istenilen yüzölçümü farklılığının maddi hataya dayalı olmadığı, yörede yapılan 3402 sayılı Kanun’un 22/a madde uygulaması neticesinde söz konusu yüzölçümü farklılığının ortaya çıktığı ve taşınmazın yüz ölçümünde bu şekilde meydana gelen değişikliğin tavzih yoluyla hüküm fıkrasına işlenmesinin hükmün değiştirilmesi sonucunu doğuracağı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, tavzih yoluyla hükmün değiştirilmeyeceği, hüküm fıkrasında taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği gözetilerek, tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından ek kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan ek kararın 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 31.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.