Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67509 E. 2013/11384 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67509
KARAR NO : 2013/11384
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan şirket tarafından sigortalı olan sanığa ait aracın, Arhavi ilçesi sınırlarında tenha bir yerden yuvarlanmış olarak bulunduğu, bunun üzerine sanığın, aracının ve içinde bulunan 67 adet motorlu testere ve parçalarının çalındığını ve motorlu testereler alındıktan sonra aracının tenha bir yerde yokuştan aşağı bırakıldığını iddia ederek katılan … şirketini telefonla arayıp hasar bildiriminde bulunduğu, katılan şirket tarafından görevlendirilen eksper incelemesi,bilirkişi raporları ve vergi denetmenince hazırlanan raporlarda, aracın kontak anahtarıyla çalıştırıldığı, araçta yüklü olduğu iddia edilen motorlu testere haricinde çalınan başka bir şeyin olmadığı, ayrıca sanığın 2005 yılı sonu itibariyle 62 adet motorlu testereyi kayıtlarda göstermediğinin tespiti üzerine, sanığın aracını çalınmış ve çalındıktan sonra hasar verilmiş gibi göstermek suretiyle sigorta bedelini almaya çalışarak nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği iddia olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen savunmaları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanığın
cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak,kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gibi , sigorta bedelini almak amacıyla nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, sigorta bedelini almak üzere zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedelin sahte işlem veya belgelerle almaya kalkışılmasının gerekli olduğu, hırsızlık ve aracın hasarına ilişkin belgelerin sigorta şirketine sunulmadığı sürece suçun icra hareketlerinin başlamayacağı anlaşıldığından, sanığın olaydan hemen sonra katılan şirketi telefonla arayıp hasar bildiriminde bulunmasından ibaret eylemi nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.