YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27832
KARAR NO : 2022/185
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, nakil aracın müsaderesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Malen sorumlu …’nun usulüne uygun tebligatla duruşmalardan haberdar edilmediğinden ve katılma hakkı hatırlatılıp sorulmadan yargılamaya devam ediliğinden dolayı davaya katılmamış ise de 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip malen sorumlunun suçtan zarar görme olasılığına göre adına kayıtlı nakil aracı hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek malen sorumlunun nakil aracına yönelik temyiz isteminin ve sanıkların da haklarında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
I) Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
27.09.2013 tarihinde saat 09:15 sıralarında, kolluk görevlilerince sanık …’un sevk ve idaresindeki, olay tarihinde eşi olan diğer sanık …’un da yolcu olarak bulunduğu aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada aracın zulalı kısımlarında 390 karton sigara ele geçirildiği, sanık …’nın aşamalarda araçta kaçak sigara bulunduğunu bilmediğini, sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, sanık …’in de sanığın bu savunmasını doğrular şekilde beyanda bulunduğu, olaya ilişkin tutanaktan da anlaşılacağı üzere suça konu sigaraların aracın görünmeyen kısımlarında bulunduğu anlaşılmakla, sanığın savunmasının aksine iştirak iradesinin bulunduğuna ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile nakil aracının müsaderesi hükmünün incelenmesinde ise;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
Kabule göre;
1-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 13.12.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Yargıtay … Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli 2019/7338 Esas-2020/13539 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/647 Esas ve 2014/242 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 27.11.2013 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Yargıtay … Ceza Dairesinin 02/11/2020 tarihli 2019/6603 Esas-2020/12568 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/908 Esas ve 2014/308 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 12.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 20.12.2013 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması, eylemin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşmiş ise cezanın mahsubuna karar verilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesi olan TCK’nun 62. maddesinin ilgili 1. fıkrasının gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-… plakalı nakil aracının kayden maliki olan malen sorumlu …’na usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip dinlenilmesinin ardından iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan … Kurumu’nun davaya katılan olarak kabul edilip, lehine vekalet ücretine hükmolunması,
5-Ele geçen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve malen sorumlunun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/01/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.