Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/21376 E. 2013/4927 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/21376
KARAR NO : 2013/4927
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuklar …, … ve …’ın, geceleyin Viranşehir Anaokulu’nun arka kısmında bulunan pencere demirini kırmak suretiyle okula girdikleri, içerde bulunan okula ait üç adet DVD, iki adet hoparlör ve 50 TL kadar parayı aldıkları, bu sırada müdür odasının kapısını açmak için odanın kapısını yakarak zarar verdikleri, ayrıca okul içerisinde bulunan yangın tüpünü ve dolaptaki eşyaları etrafa boşalttıkları anlaşıldığından, eylemlerinin kamu malına zarar verme ve nitelikli hırsızlık suçlarını oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Suça sürüklenen çocuklar Feyyaz ve Murat hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine ancak;
Suça sürüklenen çocuklar için hükmedilen hapis cezası nedeniyle 5237 Sayılı TCK.’nın 53/4. maddesi gereğince haklarında aynı maddenin 1. fıkrasında gösterilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı kanunun 322’nci maddesi uyarınca, bu çocuklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hüküm fıkrasından TCK.nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Tüm suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık, suça sürüklenen çocuk … yönünden ise, ayrıca mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
a)Suça sürüklenen çocuk … hakkında, mala zarar verme suçundan hüküm kurulurken, 12-15 yaş grubunda bulunduğu dikkate alınarak, işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin var olup olmadığına ilişkin doktor raporu alınmadan, hırsızlık suçu yönünden alınan 09.04.2009 tarihli rapor ile yetinilmesi,
b)Mahkemece hırsızlık suçundan kurulan 06.05.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı O yer Cumhuriyet savcısının itirazı üzerine, … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06.07.2010 tarih ve 2010/339 değişik sayılı kararıyla, zararın giderilmediğinden bahisle itiraza konu kararın kaldırılması üzerine, mahkemesince yeniden duruşma açılarak tarafların duruşmadan haberdar edilmesi suretiyle özellikle 5271 sayılı CMK.’nın 231/7-11. madde ve fıkraları da gözönünde bulundurulmak suretiyle hükmün açıklanmasından önce suça sürüklenen çocukların bir daha suç işlemeyecekleri yönünde mahkemede oluşan kanaatin yeniden hüküm kurulurken ne şekilde değiştiğinin tartışılmasından sonra hüküm kurulması gerekirken, duruşma açılmaksızın evrak üzerinden karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.