YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18998
KARAR NO : 2013/3089
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
11.07.2007 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunan şikayetçi vekilinin, 5271 sayılı CMK’nın 238/3.maddeleri gereğince sanık … ve müdafiinin görüşü alınmadan katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş ise de, duruşmada hazır bulunan sanık ve müdafiinin bu konuda herhangi bir itirazlarının bulunmaması nedeniyle,tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;sanıklardan …’in katılan şirkette sorumlu müdür, sanık …’ın da sorumlu müdür yardımcısı olarak görev yaptığı, katılan şirket denetçileri tarafından 21/02/2006 tarihinde sanıkların da hazır olduğu sayımda 30,000 TL açık bulunduğunun tespit edildiği ve 06/03/2006 tarihinde düzenlenen tutanakla sanıkların da bu durumu onayladıkları böylece hizmet nedeneyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada,sanıkların yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.