YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11841
KARAR NO : 2012/33178
KARAR TARİHİ : 28.03.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Dolandırıcılığa Teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık… hakkında müşteki Ev Yap Firması sahipleri … … ve … …’ya karşı dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık…’nin Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26.12.2003 tarih ve 2003/560-1107 sayılı kararı ile aldığı 10.03.2005 tarihinde infaz edilen 11 ay 20 gün hapis cezası tekerrüre esas olduğu halde sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 Sayılı Yasanın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3.fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı kanunun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “53.maddenin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” cümlesi eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında, müşteki …’e karşı dolandırıcılık, müşteki …’e karşı dolandırıcılığa teşebbüs, müşteki … firması sahipleri … … ve … …’ya karşı müteselsilen dolandırıcılık suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak
a-Sanığın farklı zamanlarda, değişik suç işleme kastıyla … alışveriş merkezi sahipleri … … ve … …’ya karşı gerçekleştirdiği eylemlerin Haziran 2005 öncesinde dolandırıcılık, 23.12.2005 tarihinde ise 5237 sayılı TCK.nun 157/1.maddesindeki dolandırıcılığa eksik teşebbüs suçlarını oluşturduğu gözetilmeden tek suç kabul edilerek 765 Sayılı TCK’nun 80.maddesinin uygulanması,
b-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan ceza tayin olunurken 765 Sayılı TCK’nun 503/1.maddesinde hapis cezasıyla birlikte adli para cezası da öngörüldüğü halde hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezadan aynı yasanın 80.maddesi ile artırım yapılırken adli para cezasından artırım yapılmaması,
c-Sanık müdafiinin 14.02.2006 tarihli celsede … şirketi sahiplerinden alınan 100 TL’nin ödendiğine dair belge ibraz etmesi karşısında 765 Sayılı TCK’nun 523.maddesinin uygulanmaması,
d-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazate’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.un 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 Sayılı CMUK’nın 326.maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına göre kazanılmış hakkı gözetilerek hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA; 28.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.