YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18974
KARAR NO : 2013/2922
KARAR TARİHİ : 19.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
…köyü nüfusuna kayıtlı olan sanık …’nın böbrek hastası olması nedeniyle belli periyotlar dahilinde diyaliz makinesine bağlanması gerektiği, bu sanığın gerçekte … ilçe merkezinde ikamet etmesine rağmen, aynı ilçeye bağlı… köyü muhtarı olan diğer sanık …’ın gerçeğe aykırı olarak hazırladığı ve… köyünde oturduğunu gösterir ikametgah belgesini kullanarak, sanki köyden ilçeye diyaliz için gidip geliyormuş gibi davranarak ve diğer sanıklar da her gün ticari taksilerle, sanık …’ı köye getirip götürüyorlarmış gibi gerçeğe aykırı faturalar düzenleyerek 502 sayılı Kanun’un 102. maddesi gereğince, kurumdan toplam 1.530.30 TL para tahsil edip kurumu zarara uğratarak iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık …’ın aynı köy nüfusuna kayıtlı olması, burada evi ve bahçesinin bulunması, yaz aylarında köye gittiğinin tespit edilmesi, kolluk tutanağına göre, belli dönemlerde köyde kaldığı ve olay tarihinde de köyde olduğunun belirlenmesi ve diğer sanıkların da eyleme iştirak ettiklerine dair delil bulunmaması karşısında mahkemenin bu gerekçeyle verdiği beraat kararında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.