Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8589 E. 2021/16901 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8589
KARAR NO : 2021/16901
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir
Mahkemece, davalı … yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne dair verilen kararın; Dairemizin 08.09.2015 tarih ve 2015/ 12338 Esas , 2015/ 14292 Karar sayılı ilamı ile, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip iş sağlığı ve güvenliği konusunda alanında uzman bilirkişilerden oluşan kusur raporu alınarak yeniden karar tesis edilmesi gerektiği bahsi ile bozulması üzerine; bozma ilamına uyularak ilamında belirtilen gerekçelerle; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalı … Taah. Tic. Ltd. Şti. adına iflas idare memurunca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Görev konusu, kamu düzeniyle ilgili olup davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek Mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
İflasın açılması hususunun görev kurallarında meydana getireceği değişikliği dava açılmadan önce ve sonra davalının iflası hallerine mahsus olmak üzere ayrı ayrı incelemek gerekir.
Davanın açılmasının usul hukuku bakımından hâsıl ettiği sonuçlardan biri, davanın açılması anında görevli ve yetkili olan mahkemenin sabit hale geleceği, sonradan ortaya çıkan değişikliklerden görev ve yetkinin etkilenmeyeceğidir
Dava açıldıktan sonra iflas halinde; davaya İcra İflas Kanunun 194. maddeye göre, iş mahkemesinde devam edilmesi gerekmektedir.
Davalı … Taah. Tic. Ltd. Şti.’nin 28.04.2011 tarihinde iflasına karar verilmiş, 26.04.2012 tarihinde tarihinde de ikinci alacaklılar toplantısı yapılmıştır. Davacı Kurumun, iş kazası nedeniyle kazalı sigortalıya yapmış olduğu ödemelerin tahsiline ilişkin açmış olduğu iş bu dava ise, 23.12.2009 tarihinde açılmıştır.
Dava konusu alacağın, iflas masasına kabulü veya reddi kararı ikinci alacaklılar toplantısında verilecektir. Bu toplantıda alacağın iflas masasına kabulüne karar verilmesi halinde, müflisin taraf olduğu hukuk davasının konusu kalmayacak, aksi halde (alacağın kısmen veya tamamen reddi) davada husumet iflas idaresine yöneltilerek kayıt kabul davası olarak devam edilecektir.
İflas idaresinin bu tür alacaklar hakkında kabul veya red şeklinde karar vermeden bu alacakları sıra cetvelinde “davalı” olarak göstermekle yetinmesi gerekmekte olup, alacağın reddi veya kabulüne dair karar ikinci alacaklılar toplantısında verilecektir.
Eldeki davada, dosya kapsamından, 2. alacaklılar toplantısında, alacakların kabulüne veya reddine ilişkin bir karar alınıp alınmadığı anlaşılamamış olup bu kapsamda dava konusu alacak miktarının davalı şirketten alınmasına dair hüküm kurulması, hatalıdır. Mahkemece, davaya konu rücu alacağı tutarının, iflas masasınana kayıt ve kabulünün yapılıp yapılmadığı hususu araştırılıp açıklığa kavuşturulmalıdır.
2- Öte yandan; dava; 07.04.2004 tarihli iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan masrafların tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. Anılan madde kusur sorumluluğuna dayanmakta olup, işveren ve 3. kişiler rücu alacağından kusurlarının varlığı halinde sorumludurlar. Bu kapsamda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı şirketin %40, davalı … ’ın %10, dava dışı sigortalının ise %50 kusur oranının benimsendiği, talebin müştereken müteselsilen tahsile ilişkin olduğu anlaşılmakla; Kurulan hükümde %50 kusur oranı üzerinden değil de ;ayrı ayrı kusur oranları üzerinden davalıların sorumluluklarının belirlenmesi de hatalı bulunmuştur.
O halde, davacı Kurum vekili ve davalı … Taah. Tic. Ltd. Şti. adına iflas idare memurlarının; bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, 29.12.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.