Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66427 E. 2013/9914 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66427
KARAR NO : 2013/9914
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın 216 kg balı İstanbul iline göndermek için terminale gelen katılana yardımcı olma bahanesi ile yanına yaklaşarak kendisinin söz konusu balı İstanbul’a göndereceğini söylediği, bu şekilde güven telkin ettikten sonra katılanın 300 TL parasını aldığı, balı teslim edeceği otobüs terminaline götürmek üzere el arabasına yüklemek suretiyle yol kenarına götürdüğü, katılana beklemesini söylediği, ancak katılanın yanına geri dönmeyerek dolandırdığı iddiasıyla dava açıldığı,
Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34/1, 230 maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’un 308/7 maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçun yasal unsurlarının neler olduğu açık olarak gerekçeye yansıtılmadan hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında, sanığın mahkumiyetine dair yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.