Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20458 E. 2013/4991 K. 19.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20458
KARAR NO : 2013/4991
KARAR TARİHİ : 19.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Ev Gereçleri Satış Organizasyonu isimli işletmenin sahibi ve işletmecisi olan sanık …’in bilgisi ve talimatı doğrultusunda hareket eden ve bahsi geçen işletmede satış elemanı olarak çalışan sanık …’ün olay günü 1939 doğumlu şikayetçi …’nın evine gidip, hukuk fakültesi öğrencisi olduğunu, çalıştığı firmanın organize ettiği bir televizyon programının başlayacağını, reklam amaçlı ürün dağıttıklarını, kampanyaya katılması halinde 71 ekran plazma televizyon vereceklerini söyleyerek şikayetçiye 170,00 TL bedelle tost makinesi satarak 30,00 TL.yi elden teslim alması, sonradan kuşkulanan şikayetçinin bahsi geçen firmayı aradığında yetkililerin kendisini oyalamaları üzerine sanıklarca promosyon televizyon verileceği vaadi ile aldatıldığını anlayarak suç ihbarında bulunması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; sanıkların adli sicil kayıtlarında tekerrüre esas mahkumiyetleri bulunduğu halde 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilk bendindeki “10 gün karşılığı adli para cezası” yerine “5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmalarına”, ikinci bendindeki “7 gün karşılığı adli para cezası” yerine “4 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmalarına”, üçüncü bendindeki “140,00 TL adli para cezası” yerine “80.00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmalarına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.