Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/58 E. 2013/11288 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/58
KARAR NO : 2013/11288
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun arkadaşı olan mağdurdan görüşme yapıp geri vermek üzere cep telefonunu aldığı, ancak iade etmediği olayda zilyedliğin devredilmemiş olması nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 12.06.2012 tarih 2011/15-440 Esas 2012/229 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Esaslı işlemlerin yapıldığı 15.04.2008,19.01.2009 ve 20.09.2009 tarihli oturumlar, savunmanın alındığı 10.09.2008 tarihli oturum ve hükmün tefhim edildiği son oturumda suça sürüklenen çocuk … 18 yaşını doldurduğu halde, 5271 sayılı CMK’nın 185. maddesine aykırı olarak oturumun açık yerine kapalı yapılması ve hükmünde açık yerine kapalı tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2-5395 sayılı Kanunun 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında
soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuklar için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
Bozmayı gerektirmiş,suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.