Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/19991 E. 2013/15441 K. 22.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19991
KARAR NO : 2013/15441
KARAR TARİHİ : 22.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Kovuşturma aşamasında duruşmaya gelip katılma hakkı da hatırlatılmayan müştekinin, sanıktan şikayetçi olarak cezalandırılmasını istediği ve müştekinin suçtan zarar gördüğü dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilip, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek ve tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, müştekinin şirketinde muhasebe müdürü olarak çalıştığı sırada, kendisine görevi nedeniyle tevdi edilen 3.000 TL parayı kasadan alarak harcadığı, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın 3.000 TL parayı şirket müdürü olan müştekinin bilgisi ve rızası dışında aldığını kabul ettiği, her ne kadar, müştekiyle arasında yakın ilişki bulunduğunu belirttiği tanık …’in bilgisi dahilinde parayı aldığını belirtse de, tanık …’in, paranın harcanması konusunda yetkisinin bulunmadığı, bu kişinin sadece bir şirket çalışanı olduğu dikkate alınarak, sanığın şirkete ait olduğu belirtilen parayı uhdesinde tuttuğunun sabit olduğu ve mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.