Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20701 E. 2013/4900 K. 18.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20701
KARAR NO : 2013/4900
KARAR TARİHİ : 18.03.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hüküm tarihinden sonra ölen sanık …’nin, böbrek rahatsızlığından dolayı haftanın belirli günlerinde ikamet ettiği Ayvacık ilçesi Kazancılı köyünden, … ilçe merkezindeki Özel Diyaliz Merkezi’ne gelip gitmesi nedeniyle SGK.dan yol gideri aldığı, uygulamada mutat vasıta sayılan toplu ulaşım araçları dışında başka bir aracın kullanılması ve belge sunulması durumunda buna ilişkin yol giderlerinin de sigortalılara ödendiği, … ve ona refakat eden …’nin, kendilerine ait 68 DS 556 ve 20 H 0997 plakalı özel araçları ile kazancılı köyünden Çarşamba ilçe merkezine gidip geldikleri halde ayrıca SGK.dan yol gideri almak amacı ile sanıklar …, … ve …’la
gerçek bir hizmetin karşılığı olmadığı halde, değişik meblağlarda fatura düzenleme konusunda yapmış oldukları anlaşma doğrultusunda sahte fatura düzenlediklerinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik kararlara yönelik katılan vekili tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.’nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin kararlara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup, temyiz olanağının bulunmadığı, sanık hakkında 17.04.2008 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı, katılan vekili tarafından 06.05.2008 havale tarihli dilekçeyle yapılan itirazın … 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedilmesi üzerine hükmün kesinleştiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar …, …, … haklarında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların eylemlerinin, …’yi araçları ile taşımaları üzerine, temyiz dışı sanık … tarafından istenilmesi üzerine taşıma bedelini ihtiva eden faturaları düzenlemekten ibaret olduğu, …’yi araçları ile taşıdıklarının aksine bir iddia ve delilin bulunmadığı, sanıklar tarafından düzenlenmiş faturaların içeriklerinde her hangi bir güzergah belirtilmediği, sadece taşıma bedelinin yazılı bulunduğu, bu nedenle sanıkların, güzergah belirtmeksizin taşıma bedelini içeren ve talep üzerine düzenledikleri faturaların ne amaçla ve ne şekilde kullanılacağını güzergahın nereden ibaret olduğunu bilmelerinin de mümkün olmaması nedeniyle, düzenledikleri özel belgelerin gerçeğe aykırı bir yönünün bulunmadığı hususları gözetilerek, mahkemece sanıklar hakkında verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar hakkındaki hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık …’nin, hüküm tarihinden sonra 23.02.2011 tarihinde öldüğünün UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.