YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20784
KARAR NO : 2013/4969
KARAR TARİHİ : 19.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu Görevlileriyle İlişkisi Olduğundan ve Onlar Nezdinde Hatırı Sayıldığından Bahisle Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılanla bir kahvehanede tanıştığı, kendisinin karayollarında çalıştığını ve bu kuruma güvenlik görevlisi alınacağını belirterek, katılandan birtakım belgeler istediği, birlikte sağlık raporu almak için hastaneye gittikleri, sanığın, rapor için 40.00 TL gerektiğini, ayrıca doktorla görüşmek için de bir cep telefonuna ihtiyacı olduğunu belirterek parayı ve telefonu katılandan aldığı, doktorla görüşeceği sırada nüfus cüzdanı fotokopisini çekmesini söyleyerek katılanı yanından uzaklaştırdığı, fotokopiden dönen katılanın sanığın olay yerinden kaçtığını gördüğü, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin edip nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, 5237 sayılı TCK’nın 158/2.maddesindeki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi açısından, suç failinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylemesi ve kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptırabileceğini söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, olayda nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı dikkate alınarak, basit dolandırıcılık suçunun işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.