Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18883 E. 2013/2972 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18883
KARAR NO : 2013/2972
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Suça sürüklenen çocuğun, şikayetçi …ve yanında arkadaşları olduğu halde birlikte gezerken, şikayetçi …’ den cep telefonunu özelliklerine bakacağını söyleyerek aldığını ve daha sonra telefona kontör alıp konuşma yapacağını söyleyerek şikayetçinin ve tanık…,’ ın yanından ayrıldığı, suça sürüklenen çocuğun almış olduğu cep telefonunu geri iade etmediği, şeklindeki özel tevdii ve teslimden söz edilemeyecek olan eyleminin, 5237 sayılı TCK’ nın 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5237 Sayılı Kanunun 50/3.maddesi gereğince, fiili işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış ve sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen kısa süreli hapis
cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlarından birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-Suça sürüklenen çocuk ve şikayetçiler tarafından, suçun tamamlanmasından sonra cep telefonu bedelinin bir kısmının ödendiğinin belirtilmiş olması karşısında, şikayetçilerin kısmi ödeme nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK.’nın 168. maddesinin uygulanmasına rıza gösterip göstermedikleri ile suça sürüklenen çocuğun etkin pişmanlık gösterip göstermediği hususların araştırılarak, anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.