YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66889
KARAR NO : 2013/10212
KARAR TARİHİ : 03.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda,katılan …’ın tanık … … ile birlikte katılan … tarafından kendisine verilen 11.740-TL parayı Ziraat Bankası Şanlıurfa şubesine … Eczanesi’nin çekine karşılık olarak yatırmak üzere geldiği, ancak banka görevlisinin söylenen hesabı tespit edememesi sebebiyle parayı yatıramadığı, bu sırada sanığın banka içerisinde müştekiyi takip ettiği ve
“… Eczanesi’nin işi için mi geldiniz” diye sorduğu ve banka çalışanı intibanı yaratacak şekilde davrandığı,karşı tarafta … oluşturduğu, “sizin işiniz üst katta ” diyerek katılan … ile birlikte üst kata çıktıkları, sanığın tanık … …’e “müdürün yanında kalabalık yapmayalım sen bekle” diyerek yanlarından uzaklaştırdığı, sanığın katılan …’dan 11.740-TL parayı hesaba yatıracağını söyleyerek aldığı, sonra koridoru döndüğü ve alt kata inerek bankadan çıkarak uzaklaştığı, katılan … ve tanık …’ın sanığı canlı olarak teşhis ettikleri anlaşılmakla, dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi ve hapis cezasının yanında adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.