YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68094
KARAR NO : 2013/11306
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, şikayetçinin evine gelerek asker olan oğlu …’ın asker arkadaşı olduğunu, kendisini …’ın gönderdiğini, yol parası olmadığını, annesinin kanser hastalığından öldüğünü söyleyip aldatarak bir miktar para alıp gitmesi şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3) Adli para cezasının gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı TCK.nun 52/2 maddesinin yanında anılan yasanın 50/1-a maddesine de yer verilerek 5271 sayılı CMK.nun 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümlerdeki “360 gün”, “300 gün”, “6.000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi; 5237 sayılı TCK.nun 53.maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması; adli para cezası gün karşılığının belirlendiği kısımdaki “50/1-a” ibaresinin bentten çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.