YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20575
KARAR NO : 2021/7448
KARAR TARİHİ : 25.10.2021
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalılar … ve diğerleri aleyhine 23/03/2018 gününde verilen dilekçe ile nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerine dayalı manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29/05/2019 günlü karara karşı taraf vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; davalıların istinaf başvurularının HMK 353-1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen 29/01/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar … vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 21/12/2009 tarihinde annesi ile birlikte yolda yürümekte olan davacıyı, davalıların iştirak halinde zor kullanıp araca bindirerek kaçırdıklarını, müvekkilinin 18/01/2010 tarihine kadar hürriyetinden yoksun bırakıldığı gibi davalı … tarafından bu süre zarfında cinsel saldırıya uğradığını, eylem nedeniyle ceza mahkemesince davalıların cezalandırılmalarına karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, davacının uğradığı eylemler nedeniyle nişanlısından ayrıldığını, hayatının çekilmez hale geldiğini belirterek, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hükme karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Dairesince; davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca düzelterek yeniden hüküm kurulmak
suretiyle davanın kısmen kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı …’in 30.000,00 TL ile sınırlı sorumlu tutulmasına), fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar …, … ve … vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre temyize gelen davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2) Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK m. 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Somut olayda; olay tarihi, olayın niteliği ve gerçekleşme biçimi, tarafların konumu ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyize gelen davalıların tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenle reddine, dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 5.635,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 25/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.