YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/19621
KARAR NO : 2013/3830
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın …yapı kooperatif…blok…girişi … numaralı daireyi Sakarya .., Noterliğince düzenlenen sözleşme ile …’a sattığı halde bu satıştan haberi olmayan oğlu tanık … ,’a bu daireyi yeniden satmak istediğini söylediği, oğlunun da emlakçılık yapan tanık …’a konuyu ilettiği, bu sırada konut satın almak isteyen müştekilerin … aracılığı ile bu yere müşteri oldukları ve sanık ile görüştükleri pazarlık sonucu bu kooperatif hissesini 22 bin TL bedelle satın alma hususunda anlaşmaya vardıkları, müştekilerin bu amaçla bankadan kredi çektikleri ve Sakarya 3. noterliğinde müşteki … ile sanık … arasında kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi düzenlendiği ve anlaşılan bedelin sanığa ödendiği olayda;
1- Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Noterlik kurumunun yaptığı işlemlerin aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olması noterin düzenlediği resmi belgenin beyana dayalı kısmının araştırılmasının da mümkün olmaması karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Noterlik bir kamu hizmeti olmasına rağmen 5237 Sayılı TCK’nun 158/1-d. maddesinde belirtilen kamu kurumu niteliğinde olmadığından, sanığın eyleminin 5237 Sayılı TCK’nun 157/1. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.03.2013 Tarihinde oybirliğiyle karar verildi.