YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7342
KARAR NO : 2013/18061
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır.
Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Babası …’a ait ayakkabıcı dükkanında çalışan katılan …’un, bankaya yatırması için babası tarafından kendisine verilen senet bedeli olan 525 TL’yi alarak … Şubesine yatırmak üzere yolda yürüdüğü sırada yanına gelen sanığın, kendisinin … Şubesi senet servisinde çalıştığını, kendisinin yatırabileceğini söyleyerek parayı katılandan isteyerek aldığı, bu sırada telefonla konuşuyor gibi yaparak telefonun diğer tarafındaki kişiye parayı aldığını, bankaya doğru seyir halinde olduğunu söylediği, akabinde katılana senedini … Ticaret ismli işyerinden alabileceğini söyleyerek söz konusu işyerinin adresini tarif
edip katılanı yolladığı, parayı aldıktan sonra ortadan kaybolmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın suçlamayı kabul etmediğine dair savunması ile katılanın 15.02.2011 tarihli polnet üzerinden sanığı teşhis ettiğine dair tutanak içeriği karşısında maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından, sanık ile katılan …’un yüzleştirilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı’nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.