YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/11870
KARAR NO : 2013/6576
KARAR TARİHİ : 27.05.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanıklar …, … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine dair … Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.02.2009 gün ve 2006/193 Esas, 2009/18 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kabule göre; sanıkların aynı zaman ve mekanda birbirlerini takiben eylemleri gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, bizzat gerçekleştirdikleri eylemlerle birlikte, her sanığın diğerlerinin eylemlerine katılmış olmalarından dolayı, cezalarının 43. madde ile artırılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 gün ve 2010/5-4 Esas, 2010/110 sayılı Kararına ve Adli Tıp Kurumu Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre, suç tarihinde çocuk olduğu anlaşılan mağdurenin muayenesi ve hakkındaki raporun düzenlenmesi sırasında, inceleme konusunun uzmanı olan çocuk psikiyatrisi bulundurulması gerektiği gözetilmeden, içerisinde çocuk psikiyatrisi uzmanı da bulunacak Adli Tıp ilgili ihtisas kurulundan ya da Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23 ve 31. maddeleri gereği usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumlarından veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alındıktan sonra, TCK.nın 103/6. maddesinin tatbikine gerek olup olmadığına karar verilmesi gerekirken Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu bünyesinde çocuk ve ergen psikiyatrisinin bulunmadığı usulüne uygun teşekkül etmeyen heyet tarafından düzenlenen rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.