YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/25037
KARAR NO : 2013/17096
KARAR TARİHİ : 11.11.2013
Dolandırıcılık suçundan sanık …’nın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 503/ilk, 522, 72. maddeleri uyarınca 2 ay 20 gün hapis ve 4.800 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinin 30/05/1985 tarihli ve 1985/42 esas, 1985/55 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebi üzerine, talebin 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’un 2/2. maddesi ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’un 8/a-b maddeleri gereğince kabulüne ve söz konusu ilama ilişkin adli sicil arşiv kaydının silinmesine dair, aynı Mahkemenin 21/02/2011 tarihli ve 2011/36 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24/07/2013 gün ve 2013/11978/47671 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/09/2013 gün ve 2013/257914 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarı ile bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre silinme yönünden koşulları oluşanlar silinir; diğer durumlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.” şeklindeki ve 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın mahkumiyetinin dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2.
fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümden sonra 11.04.2012 tarih ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6290 sayılı ” Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”la 5352 sayılı “Adli Sicil Kanunu”nda değişiklikler yapılmış olup; kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri uyarınca, hükümlünün hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinin merciince yapılarak, bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Bilecik Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 21.02.2011 gün ve 2011/36 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 .maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.