YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12215
KARAR NO : 2012/35219
KARAR TARİHİ : 19.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran sanığın duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;
Aracı ile çalışmak üzere iş aradığına dair gazeteye ilan veren müştekiyi telefonla arayan sanığın, … işleri ile iştigal ettiğini beyan ederek, müştekiye kendi akaryakıt istasyonunda çalışabileceğini söylemesi, müştekide güven yaratmak için müştekinin aracı ile gittikleri birkaç bankaya girip çıkan sanığın bir ara telefonunun şarjının bittiğini söyleyip müştekiden telefonunu isteyerek kendi … hattını takması, müştekiyi yine bir banka önünde durdurarak bankaya gidip geleceği izlenimi yaratarak araçtan inip müştekinin telefonu ile birlikte ortadan kaybolması şeklinde gelişen olayda, sanığın baştan beri müştekinin telefonunu haksız biçimde mal edinmek kastı ile önceden hazırladığı mizansen çerçevesinde bir takım hileli davranışlarda bulunmuş olması nedeniyle mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.